19 Şubat 2023 Pazar

Deprem (6 Şubat)

Yıkıldı…

Herkesin evi, yurdu, ailesi, canı, her şeyi gitti. Derin bir acı besliyor artık insanların yüreklerini. Kiminin kaybedecek bir şeyi bile kalmadı. Harabe oldu her yer, her yuva. İnsan kendi evine girmekten korkar oldu, ev de kalmadı gerçi. Geceler artık olduğundan daha uzun geliyor insana, herkes sallanıyor sürekli, en ufak bir şey olsa titremeye başlıyor vücut. Sanki kurtaracakmış gibi evde nöbetleşerek uyunuyor. Herkes kazakla, çorapla, montla uyumaya çalışıyor. Hissedilen her artçıda kendisi çıkabildiyse sevdiklerini soruyor insan. Haber alamamaktan korkuyor.

Ya kaybedenler… Çok kayıplar yaşandı. “İyi geceler” dediği kişiye “günaydın” diyemedi insan. Kimileri uykusundan bile uyanamadı. Öyle acı doluydu ki her yer titriyordu sanki. Soğuktu da. Enkaz altında bulunan çoğu kişi de soğuğa dayanamadı. Açtı, susuzdu ama yukarıdan gelecek “sesimi duyan var mı” bağırtısına ihtiyacı vardı. Duymak istiyordu o kelimeleri, kurtarılmak istiyordu. Bir an önce güneşi selamlamak. Belki de sesimin duyurmuştu ama tam o sırada diğer büyük sarsıntı.. Daha aşağı sürüklenmişti. Daha fazla beton parçasını taşımak zorunda kalmıştı. Ailesine sesleniyordu belki de. Kimi ses veriyordu, kiminden çıt çıkmıyordu. Ama ümidini kaybetmemeliydi. Hepsi çıkacaktı o karanlıktan. Kimi şanslıydı. Yanında ya bir su vardı, ya bir yiyecek.. Kimi telefondan video çekiyordu. Son kez duyursun sesini diye. Vedaydı belki. Kimi ulaşmıştı da birilerine, geliyorlardı yardıma. Bazıları o kadar çaba donunda kurtarıldı, ailesine kavuştu. Ya diğerleri… Donarak öldü ya da ya da… Artık dayanamadığı için..

Ya o enkazdan haber bekleyenler… En ufak bir ses duymak için yalvaranlar. Beklediği kişinin kokusunu çekmek istiyordu doya doya, nefesini hissetmek istiyordu nefesinde. Haberlerde vardı bazıları, “şu saatte gelen mucize”, “şu kadar saat sonra sağ çıktı” diye. Mucizeydi evet de arkası mucize miydi gerçekten? Yoksa cana kast mı? Her şey kaderden mi ibaretti!? Bu kadar basit miydi insanı toprağa gömmek? Kefen dahi bulamadan sevdiklerine veda etmek… 20 günlük bebek annesiz kalmıştı, yeni çocuk sahibi olan aile çocuklarını kaybetmişti, insan kıyamadıklarını kaybetmişti, gözünden sakındığını.

Ya geride kalanlar… Ailesi yıkılmıştı, arkadaşları yoktu artık. Canları sağ olanların da şükredemeyeceği haldeydi insan. Aslında herkes kaybetmişti. Kimi çok fazla, kimi ondan daha az. Ama kaybeden için çok büyük kayıplar. Tekrar düzelecek mi, insan tekrar gülebilir mi? Alışır belki de her şeye alışılır ya. Buna alışılır mı bilmem. Bununla yaşanır mı onu hiç bilmiyorum. Ama umarım.. umarım her şey bi an önce eski güzel hallerine döner. Güzel değilse bile artık eskiler hep güzel geliyor. Diyorum ya, umarım her şey güzel olur. Hatta çok güzel olsun. O kadar güzel olsun ki yaşayabilsin insan. Çünkü şu an sadece nefes alınıyor sadece, yeniyor içiliyor belki de ama yaşamıyor insan.

Güzel bir nefes almaya, yaşamaya, yaşayabilmeye..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir İnsan

  Hep güçlü olanın yanında olmak zorunda değilsin. Her zaman doğrunun yanında olman gerekir. Bu normal bir yaşantı da olabilir, bir davada d...