Hayatımızın sonunun nereye varacağını asla bilemeyiz ama bizim bir hedefimiz, bir amacımız olmalı. Nasıl zevk alıyorsak öyle yaşamalıyız, ne için yaşamayı göze almışsak ona ulaşmak için çabalamalıyız.
Her zaman karşımıza çıkan şeylerin bir işaret olduğunu unutmamak gerekir. Bazen çok önemli bir şeyi fark ederiz, bazen de küçük bir şeydir ama seni baştan yaratabilecek güçtedir.
Tesadüflere inandığım gibi işaretlere de inanıyorum. Gördüğüm, yaşadığım, bildiğim çoğu şey beni ben yaptı. Hala öğrenmek istediğim şeyler var, öğrenip de beni daha çok ben yapabilmek için göstermem gereken çaba, uğruna feda etmek zorunda kalabileceğim şeyler, gitmem gereken bir yol var. Kimileri ne için yaşadıklarını dahi bilmiyorlar. Ama bilenler.. Hayattan alabileceği şeyleri bilenler..
Kendi arzularımızın peşinden gitmemiz gerektiğini biliyoruz. Ancak giderken çıkan engelleri nasıl geçeceğimizi o anda öğrendiğimizin farkında değiliz. Bu öğreti biraz uzun sürdüğünde vazgeçip dönebiliyoruz da. Oraya kadar çoğu şeyi öğrendik diyebiliriz fakat bitirmemiş oluruz, tamamlanamayız ve o pişmanlık bizi kemirir durur. O yüzden sevgili okur; hep bir amacın, ulaşmak istediğin bir nokta olsun. Sona varmak için de gücünü, umudunu asla yitirme. Gideceğin son ana kadar savaşabileceğin kadar savaş. İşte o an, o an anlarsın ki sen alacağını almışsın dünyadan ve olduğun şeyle gurur duyuyorsundur.
Hep hayallerimizin peşinden koşmamız dileğiyle :)